PELİN ÇELİK’İN ÜÇ HARFİ : ”AŞK”

  • on Ocak 8, 2022
  • 337 Views
  • Sosyete Art’a ilk defa katılan değerli sanatçılarımızdansınız. Sizi, sizden öğrenmek ne güzel olacak! İlk sorumuz olan ‘Sanat sizin için ne anlama geliyor?’

Öncelikle, ben “Pelin Çelik kimdir?” diye sorarak kendimi tanıtmamı istemenizi beklerken böyle alışılmışın dışında, farklı bir soruyla başladığınız için teşekkür ederim. O kadar çok cevabı var ki bu sorunun, çünkü sanat benim için birden fazla anlama geliyor. Sanat benim bizzat yaşadığım hikâyelerimi anlatma şeklim; içimdeki duyguları dışarıya taşıma, onlara konuşacak bir dil verme şeklim, sonra toplumu daha güzele ve adile doğru dönüştürme şeklim. Kısacası, varoluşumun bir parçası.

  • Müzik dünyasının size getirdiği ayrıcalık doğal bakarsak hayatınızdaki yeri ve önemi nedir?

Müzik dünyasının bana verdiği bir ayrıcalık sevdiğim sanatçılarla bir araya gelmek, tanışmak, konuşmak ve üretebilmektir. Hayatımdaki yeri ve önemini sanırım şöyle açıklayabilirim, istisnasız her bir gün bu yolda verdiğim emekler, bu büyülü dünyanın içinde daha güzel, büyük ve kalıcı bir yer edinebilmek ve böylece yalnızca müzik dünyasını değil, tüm dünyayı daha iyiye doğru dönüştürebilmek için.

  • Genç sanatçılardan biri olarak YouTube gibi bir sosyal medya kanalında yer almaya başlayarak yükselmek istediğiniz çıta neresidir?

YouTube’u çok aktif kullanan birisi değilim. Yalnızca şarkılarımın klipleri orada yayımlanıyor. Birkaç sene önce cover’lar da yüklemiştim ancak artık kendi şarkılarıma ağırlık verdiğimden bunu yapmayı bıraktım. Belki ilerleyen zamanlarda YouTube’u daha etkin kullanmak şarkılarımın daha öne çıkmasına ve daha çok dinleyiciyle buluşmasına yardımcı olabilir.

  • Sahnelerin zor günler geçirmesini bir talihsizlik olarak mı görürsünüz yoksa yeni fikirler mi üretmek hoşunuza gider?

Sahnelerin zor günler geçirmesi elbette çok kötü bir durum. Ben de tüm diğer müzisyenler gibi bu durumun sıkıntılarına yakından tanık oldum. Ancak pandemi dönemini yeni fikirler üretmek anlamında iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Karantina sürecinde sözleri ve besteleriyle yirmiye yakın yeni şarkı yazdım. En içime sinen şarkılarımdan büyük çoğunluğunu bu sırada oluşturdum, bu sebeple bu kara dönemi elimden geldiğince avantaja çevirdiğimi söyleyebilirim.

  • Yeni albüm hazırlıklarınızdan ve verdiğiniz emeklerden, ekip çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Şarkılarımı sırasıyla single’lar haline yayınlayıp ardından bir albüm altında toplamayı düşünüyoruz. Bir de ayrıca 5 şarkılık bir EP olacak, hatta kendi tarzımdan biraz daha farklı bir türde. Bunların kayıtlarına geçmeden önce elbette yoğun stüdyo çalışmaları oluyor, ekip arkadaşlarımla bir araya gelip hangi enstrümanların şarkının ruhuna uyacağını ve nasıl kullanılırlarsa bize göre en iyi şekilde tınlayacağını tasarlıyoruz, saatlerce deneyerek buluyoruz.

  • Şarkı sözlerinizdeki aşkı tarif eder misiniz?

Şarkı sözlerimdeki aşk, aslında şarkıdan şarkıya değişiyor. Onun da tek bir formu olmadığı için, tek bir pencereden anlatılamıyor. Son çıkan şarkım “Üç Harfli”deki ‘aşk’tan bahsedecek olursam, şarkıya “Üç Harfli” isminin verilmesinin sebebi, bu sözün ilk çağrışımının insanların korktuğu bir şeyi hatırlatması. İlk duyulduğunda akla farklı bir kavramı getirse de, kastedilen aslında metafizik bir varlık değil; yine üç harfle yazılan ve gündelik hayatta çok korkulan başka bir kavram: Aşk! “Üç harfli”, duyguların gücünden, hissetmekten, sevmekten korkan, korktuğu için onu kötüleyen, karalamaya çalışanların aksine; sevgisini dile getirmekten tedirgin olmadan bu dünyanın en sıcak duygusunu yaşamak konusunda cesur olanlar için yazıldı. Şarkıda anlatıldığı gibi, aşk kusursuz değil, kimi zaman insana acı veriyor, yoruyor, yıpratıyor; ama mükemmel olmak zorunda da değil. Dikenleri olması gülün değerinden eksiltmez. Eli kanamasın diye ondan uzak duranlar, insana bahşedilmiş bu güzeller güzeli kıpkırmızı çiçekten mahrum kalırlar. İşte bu yüzden, “sana inanmayan kendi derdine yansın, senden korkan senin gibi olsun aşk!”

  • Sahne kostümlerinizi nasıl düşünürsünüz?

Sahne kıyafetlerimi orijinal ve şık olacak şekilde seçmeye çalışıyorum. Tarzımı en iyi yansıtabileceğim parçaları özellikle arıyorum. Şapka kullanmayı seviyorum, hatta pek kimsenin bilmediği küçük bir koleksiyonum vardır.

  • 2021 nasıl geçti? 2022’deki haberlerinizden Sosyete Art okurlarına neler söylersiniz? Takip edeceklerini ve beğenerek dinleyeceklerinden eminim.

2021 tüm felaketlere rağmen benim için gelişmelerle ve yeni melodilerle dolu bir yıldı. Müzik kariyerim istikrarlı bir merdiveni çıkmak için ilk adımını attı. 2022’de yıllardır yayımlanmayı bekleyen, benim bir parçam olan şarkılarım peş peşe sizlerle buluşacak, bunun için çok heyecanlıyım, umarım sizler de seversiniz. Sanatımı destekleyen herkese çok teşekkür ederim.

  • Gelecekte Pelin Çelik bizlere ne hazırlıyor?

Gelecekte Pelin Çelik sizlere sevgi, adalet gibi, bildiğimiz ve hakkında çok sözler işittiğimiz kavramlara hiç duymadığınız hikâyelerden bakmayı vaat ediyor.

  • Kadın şarkıcı olmak ve kadınların sesi olmak hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kadınların seslerinin çeşitli yollarla bastırılmaya çalışıldığı toplumlarda kadın sanatçı olmak daha da büyük bir önem taşıyor ve belki bir vazife de yüklüyor. Kadınların yaşadıkları, onlara yaşatılan sorunlar hakkında konuşmak bile insanın içini yaralıyorsa bütün bunların bitmesi için elimizden gelen ne varsa yapmalıyız, yapacağız.

  • Kendi şarkı sözlerinizi yazsanız ortaya hangi duygular çıkardı?

Benim yayınladığım tüm şarkıların sözleri ve besteleri bana aittir. Hemen hiçbir şarkıyı aynı duyguyla yazmıyorum, o anda yaşadığım neyse kâğıda dökülen de odur. Yaşamadığım hiçbir şeyi yazmadım.

  • Dergi, gazete ve sosyal medyaya nasıl bakıyorsunuz reklam açısından?

Dergi bir derece ama gazete mecrasının basılı olarak günümüzde etkin bir reklam aracı olduğunu çok düşünmüyorum. Dijital olarak daha çok inceleniyor olabilir. Bu iyi bir şey olduğundan değil ama gözlemlenen gerçek bu. Sosyal medya artık çok daha fazla kullanılan bir reklam ve tanıtım aracı çünkü bu mecralarda çok büyük bir çoğunluk bulunuyor ve tek tıkla bu kişilerin hepsine doğrudan ileti ulaştırabiliyorsunuz. Bir de televizyon bu anlamda önemini koruyor.

  • Teknoloji sanatınıza hangi konularda yardımcı oluyor?

Teknolojiden özellikle kayıt aşamalarında faydalanıyoruz, artık eskisi gibi bant doldurulmadığı için gruptan herhangi biri şarkının çalınması esnasında herhangi bir yerde küçük de olsa bir hata yaptığında başa dönmek gerekmiyor, kaldığımız yerden aynı yeri tekrar tekrar istersek yüzlerce defa kaydedebiliriz. Yine gitarların sesini değiştirerek çok farklı ve güzel tonlar elde edebiliyoruz. Bunlar gibi birçok alanda teknolojinin işimizi kolaylaştıran yararları var, bunun yanında yalnızca teknoloji ile yapılan, yani bilgisayar üzerinden çalınan, ritimlerle hazırlanan ve vokal üzerinde değişiklikler yapılan şarkıların, canlı akustik kayıt gibi doğal olmadığı ve eseri basitleştirebildiği düşüncesindeyim. Benim ve benim gibi kaliteli müzik yapmaya çabalayan müzisyenlerin sanatına katkı sağlasa da, teknoloji, canlı olarak üç notayı doğru söyleyemeyecek kişilerin bilgisayarda düzeltilip binlerce insana kendilerini şarkıcı diye tanıtmalarına sebep olarak, yani kötüye kullanılarak sanata bir anlamda zarar da verdi.

  • Eğlenmek için neler yaparsınız?

Ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçiririm, spor yaparım ve müsabakaları zevkle takip ederim, sitcom dizileri ve filmler izlerim, kitap okurum, doğada vakit geçiririm ve tabii ki müzik yapar ve dinlerim.

  • En son okuduğunuz kitap hangisi?

En son Thomas More’un Utopia isimli kitabını bitirdim. Altını çizdiğim sayısız sayfa var. İnsan bundan 500 yıl öncesinde ve günümüzde yaşayan insanların ideal ülke/devlet/toplum tasarılarının ne kadar benzer olduğunu görünce şaşırmadan edemiyor. Farklılıkları olsa da, özelikle paranın/para anlayışının birincil problem olduğu yönünde hemfikirler, hemfikiriz. Ayrıca More, düşüncelerinden ötürü zalimce öldürülmüş biridir, Socrates gibi. Bu, düşüncelerinin bilinmeye değer olduğunu göstermez mi?

  • Müzik dalında kalmak için neleri feda ettiniz?

Müzik yolunda kendimden verdiğim hiçbir şeyi, harcadığım emeği ve zamanı fedakârlık olarak, hatta harcanmış bir şey olarak görmüyorum, ancak bu alanda kalmak için, piyasa koşullarından ötürü şarkılarımın bazı haklarından büyük payları feda ettim.

  • Bu keyifli sohbet için size çok teşekkür ederiz Pelin Çelik. Sosyete Art ailesi olarak onur duyduk.

Keyifle cevapladığım özenle seçilmiş sorulardı, bu değerli röportajı yaparak sayfanızda bana da yer ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Manşet Haberler ...